Haberler

Grid List

Uluslararası Sosyalist Akım'ın Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, Mısır ve Suriye örgütleri, Doğu Akdeniz'deki gaz arama çalışmaları, kıta sahanlığı ve askeri gerginlikler üzerine ortak bir açıklama yayımladı.

Antikapitalist Blok, Sakarya'daki mevsimlik Kürt tarım işçilerine saldırıyla ilgili bir basın açıklaması yayımladı:

Mardin’den Sakarya’ya çalışmaya giden mevsimlik tarım işçilerine saldırı görüntüleri, sosyal medyada yayıldığı andan itibaren büyük bir infial yarattı.

Patronun, fiziki saldırının yanı sıra, işçilere “köpek sürüsü” ve “Siz burayı memleketiniz mi sandınız? Burası bizim” dediği aktarılıyor.

Pınar Gültekin cinayeti, tüm toplumun vicdanını yaraladı. Tıpkı Özgecan Aslan’da, Şule Çet’te, Emine Bulut’ta ve her gün duyduğumuz kadın cinayeti haberlerinde olduğu gibi büyük bir öfkeye sebep oldu. Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, cinsel saldırı haberleri sürekli gündemi işgal ediyor. Ve infial yaratan gelişmelere rağmen, kadınları etkin bir şekilde koruyacak önlemler bir türlü alınmıyor.

Türkiye işçi sınıfının en büyük mücadelesinin 50. yıldönümünde çeşitli işkollarında çalışan işçiler, salgına ve kapitalizme karşı mücadeleyi tartışacak. Online olarak düzenlenecek Emek Forumu'nun çağrısı: Covid-19 salgın sürecinde en ağır bedelleri emekçiler ödüyor. Karantina günlerinde, 11 milyon işçi, canı pahasına işe gitmeye devam etti. Salgınla birlikte işçi sınıfının koşulları daha da ağırlaştı, işçilerin sağlığı ve ekmeği risk altına girdi.

DSİP tarafından düzenlenen Sosyalist Tartışma toplantıları bu yıl beş şehirde gerçekleşecek.

‘Otoriterleşmeye, iklim krizine ve ırkçılığa karşı mücadele’ başlığıyla düzenlenen toplantılar, herkesin katılımına ve katkısına açıktır.

İstanbul'da düzenlenen Marksizm 2019 toplantılarının üçüncü gününde, tüm dünyada ve Türkiye'de antikapitalist sol alternatifleri güçlendirme vurgusu öne çıktı. Cuma günü "Stalinizm, Marksizmin bir yorumu mu?", "Corbyn'den Ocasio-Cortez'e dünyada sosyalizmin yükselişi", "Trump bir dünya savaşını göze alabilir mi?" oturumları oldu. Sunumlardan öne çıkanlar şöyleydi:

Dünyanın çeşitli ülkelerinde örgütlü olan Uluslararası Sosyalist Akım, Belarus'ta diktatörlüğe karşı yürütülen mücadele üzerine bir açıklama yayınlandı.

"Belarus'ta Aleksander Lukashenko'nun yozlaşmış otoriter yönetimine karşı kitlesel  grev ve protesto hareketleri başladı. Yüz binler sokaklara döküldü. Üretim tesislerinde, enerji sektöründe, çelik tesislerinde, madencilikte, petrokimya, medya ve diğer sektörlerde çok büyük grevler yaşanıyor... 

George Floyd cinayeti ve sürmekte olan isyan hakkında ABD’de örgütlenen Marx21’in açıklaması… Minneapolis yanıyor ve yangın ülke geneline yayılıyor. George Floyd 25 Mayıs'ta Minneapolis Polis Teşkilatı tarafından öldürüldü. Onu öldüren polis memuru, daha önce de masum insanları öldüren ve bu cinayetleri yanına kâr kalan Derek Chauvin idi. 

Dünyanın bir çok ülkesinde örgütlü olan, Türkiye’den DSİP’in bir parçası olduğu Uluslararası Sosyalist Akım, salgın hakkında bir açıklama yaptı.

Desteklediğimiz Yayınlar

Marksist.org yazarlarından Şenol Karakaş, politik gündemi değerlendiriyor. Şenol Karakaş, hem dünyada hem Türkiye'de koronavirüs salgınıyla birlikte kapitalizmin eşitsizlik ve adaletsizliklerine karşı işçi sınıfında biriken öfkeyi değerlendirerek, hepimizin aynı gemide olmadığını anlatıyor.

Şenol Karakaş, hem dünyada hem Türkiye'de koronavirüs salgınıyla birlikte kapitalizmin eşitsizlik ve adaletsizliklerine karşı işçi sınıfında biriken öfkeyi değerlendirerek, hepimizin aynı gemide olmadığını anlatıyor.

Marksist.org yazarlarından Faruk Sevim, koronavirüs krizinin yarattığı ortamda işçilerin durumunu ve taleplerini anlattı. Türkiye'de kayıtlı yaklaşık 22 milyon işçi var. Bunların yarısı, koronavirüs nedeniyle çalışamıyor. Çalışanların ise işyerlerinde güvenlik ve sağlık tedbirleriyle ilgili talepleri var.

Kalahari'den Paris'e... Sinan Özbek bir toplumsal örgütlenme biçimi olarak komünün tarihini anlatıyor.

Erkeklerin yazdığı tarih kadınları silikleştirdi, görünmez kıldı. Kadın hareketinin tüm dünyada yükselişe geçmesiyle, tarihte kadının rolünü yeniden keşfetmeye başlayabildik, silikleşen kadın siluetleri berraklaşır oldu.

Parisli emekçilerin müthiş mücadelesinin tarihi.

Alex Callinicos - Ekonomi hakkında "uçurumdan yuvarlanmak" diye çok eski bir klişe söz vardır. Bu kez gerçekten tüm dünya ekonomileri için rahatlıkla kullanabilir. Geçen hafta ekonomik rakamları kısaca anlatan bir dizi grafik ortaya çıktı. Genellikle çok  inişli-çıkışlı grafiklerden bahsediyoruz ama bu değerler yumuşatılarak, görünüm daha hafif gösterilebilir. 

Dünyada otoriter eğilimlerin yükselmeye başlamasıyla beraber bu eğilimlere zemin hazırlayan müesses nizam temsilcileri paniğe kapılmaya başladı.

Temmuz 1870’de Bonaparte hanedanlığı Prusya’ya savaş ilan etti ve kısa sürede ağır bir yenilgi aldı. Yenilginin sonuçları Fransa için çok ağır oldu. Başta Paris olmak üzere bütün Fransa silahsızlandırılacak, kaleler Prusya askerlerinin kontrolüne geçecek ve Fransa 200 milyon savaş tazminatı ödeyecekti.

Bülent Somay - Amacım bazı tesadüflere dikkat çekmek. Öncelikle şunu söyleyebiliriz ki, koronavirüs salgını, insanlık tarihinin en büyük salgını değil. 14. yüzyılda ortaya çıkan veba salgınında Avrupa’daki insanların yüzde 30’undan fazlası öldü.

Şenol KarakaşBolsonaro ve Trump gibi, kendilerine oy veren kitleleri hiçe sayıp “aptal” yerine koymaya cüret eden liderler karşısında, insanların sokaklara dökülüp gösteriler yapması kaçınılmaz bir tepkiydi. ABD, SARS-CoV2’ye yakalanan insan sayısında açık ara en önde – bu satırlar yazılırken ülkedeki vakaların sayısı 905 bin 364’e yükselmiş, ölenlerin sayısı ise 51 bin 956’ya çıkmıştı. 

Enternasyonal Sosyalizm dergisinin 6. sayısı Salgın Günlerinde Sosyalizm Mücadelesi başlığıyla çıktı.

155 sayfalık teorik-politik derginin sunuşu ve içindekiler şöyle:

“Kapitalist toplum düzeni, çare bulunması gereken kötülükleri yeniden ve yeniden üretiyor.”

Friedrich Engels

Küresel salgın hepimizi bir ölüm kalım mücadelesinin içine çekti. Bir yandan bu mücadeleyi verirken bir yandan da 1800’lü yılların başından beri sosyalistlerin kapitalist üretim tarzı hakkında anlattıkları, bugün gözlerden saklanamaz ve yıkıcı gerçekler olarak milyarlarca insan tarafından gözlemleniyor, deneyimleniyor. Üretim, beslenme, barınma, sağlık, eğitim, güvenlik gibi alanlarda tüm insanlığın yaşamını rahatça sürdürmesine yetecek kaynaklara sahip olmamıza rağmen, kapitalizm, gezegeni, üzerindeki tüm canlı yaşamıyla mahvediyor. Tüm olanakları sermayenin kullanımına açan bir sistem olarak, yaşamı emen saf kötülük olduğu her geçen gün berraklaşıyor.

Desteklediğimiz Kampanyalar

Grid List

Katıl bize lubunya! - Barış Yılmaz

Bütün dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını yüzünden bir haller var üzerimizde. Türlü eşitsizlikler boynumuza zincir oldu. Kimimiz işinden oldu, kimimiz zorla aile evine döndü ve orada şiddete uğradı, seks işçisi olan kimimiz zaten güvencesiz koşullarda çalışırken aldığı risk iyice arttı. Bunlarla da kalmadı, geçtiğimiz aylardan beri yoğun bir nefret kampanyasına maruz kaldık ve kalıyoruz. Nisan ayında Diyanet’in yaptığı klasik, duymaya çok alışık olduğumuz ve artık başımızı zonklatan “lut kavmi” deyişini hepimiz hatırlıyoruz. Orada kalsaydı neyse ama öyle bir şekle büründü ki biz de “Yuh ama!” dedik. Söylediklerine göre dünyadaki hastalıklara LGBTİ+’lar neden oluyormuş. Devletlerin mücadele etmekte zorlandığı ve kapitalist ekonominin teste tabi tutulduğu böyle bir dönemde suçu LGBTİ+’lara atmalarına şaşırmamalı.

31 Mart yerel seçimlerde Bolu Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP’li Tanju Özcan, ilk iş olarak göçmenlere yönelik sosyal ve mali yardımların sona erdirileceğini duyurdu. Sosyal medya üzerinden büyük tepki gören Özcan, bu tutumunu savunmaya devam etti, CHP’nin ortağı İyi Parti’nin Ümit Özdağ gibi önde gelen figürleri tarafından da desteklendi.

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK) 31 Mart 2019'da gerçekleştirilecek yerel seçimlere ilişkin değerlerini yazılı bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu: "Savaş; bireyi ve toplumu hedef alan her türlü şiddetin uygulandığı, anatomik ve ruhsal bütünlüğü bozucu, maddi ve manevi nitelikteki şiddet olarak tanımlanır.