Haberler

Grid List

Türkiye’den “Hepimiz Göçmeniz – Irkçılığa Hayır” kampanyası ile Yunanistan’dan Irkçılığa ve Faşist Tehdide Karşı Hareket (KEERFA) bugün İpsala sınır kapısında ortak bir eylem yaparak mültecilerle dayanışma çağrısında bulundu.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) İstanbul İl Örgütü'nden bir heyet, bu sabah direnişteki Flormar işçilerini ziyaret etti. Petrol-İş sendikasında örgütlendikleri için işten atılan Flormar işçilerinin direnişi 270. gününde. Tüm yasaklara ve baskılara rağmen fabrika önünde kurdukları çadırda mücadelelerini sürdüren işçiler, sendikayla ilgili yetki itirazı ve işe iade davalarını kazanacaklarından eminler.

Şule Çet bir üniversite öğrencisiydi. Biri patronu olan iki erkekle birlikte gittiği bir plazanın 20. katından aşağı atılarak hayatını kaybetti. Katil zanlıları Çağatay Aksu ve Berk Akand, Çet’in intihar ettiğini söylüyorlar oysa Şule Çet’in ölümünden önce attığı mesajlar Çet’in cinsel saldırı altında olduğunu kanıtlıyor. Raporlar ise Çet’in ölümünün intihar olmadığını açıkça ortaya koyuyor...

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Şişli bürosunda gerçekleştirilen toplantıda, önceki hafta yaşamını yitiren partinin kurucu üyelerinden Nurdan Düvenci Tarkan anıldı.

DSİP MYK üyesi, partinin kurucularından Nurdan Düvenci Tarkan, bugün İstanbul’da yüzlerce kişinin katıldığı bir cenaze töreniyle defnedildi.

Cenaze törenine Nurdan Düvenci Tarkan’ın DSİP’ten yoldaşları, farklı sol grup ve partilerden aktivistler, İstanbul Barosu’ndan çalışma arkadaşları, ailesi ve dostları katıldı.

DSİP 7. Olağan Genel Kongresi, Genel Yönetim Kurulu kararı gereğince 21.11.2015 tarihinde saat 11.00’da aşağıda belirtilen gündem ve adreste yapılacaktır. Çoğunluk sağlanamadığı takdirde parti tüzüğü gereğince aynı tarihte 4 saat sonra saat 15.00 nisapsız olarak aynı yerde toplanacaktır.

Tüm üyelere duyurulur.           

DSİP 7. Olağan Genel  Kongresi Gündemi:

  1. Yoklama ve Açılış

  2. Divan Seçimi

  3. Çalışma Raporu ve Mali Raporun görüşülmesi

  4. Tahmini Bütçenin sunulup görüşülmesi

  5. Aklama

  6. Karar Taslakları ve Sonuç Bildirgesinin görüşülmesi

  7. Seçimler

  8. Kapanış

Yer: Konur Sk 14/13 Kızılay Ankara.

 

DSİP'in de bir parçası olduğu Uluslararası Sosyalist Akım, Avrupa'daki ırkçı taarruz üzerine yazılı bir açıklama yayımladı:
1- Avrupa Devlet ve Hükûmet Başkanları Konseyi'nin 28 Haziran'daki toplantısı, Avrupa'daki göçmenlere karşı ırkçı taarruz açısından potansiyel olarak çok tehlikeli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Donald Trump'ın Kasım 2016'da seçilmesinin ardından, Avrupa Birliği kendisini yeni Amerikan başkanının ırkçılığına ve cinsiyetçiliğine karşı göğüs geren, liberalizm ve hoşgörünün kalesi olarak gösterdi. Ancak bu son zirvede, AB'nin Trump'ın göçmen karşıtı politikalarını benimsediği görüldü.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) ve Hollanda'daki Enternasyonal Sosyalistler örgütünden ortak açıklama:

Hollanda ve Türkiye hükümetleri arasındaki gerginliğin yükselişi, Hollanda’nın Türkiye’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Kaya’yı “istenmeyen göçmen” ilan edip topraklarından kovmasıyla zirveye çıktı. Bunun sonrasında Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Abutalip, Türkiye konsolosluğu önünde toplanan Türkiyeli-Hollandalı protestocuların üzerine çevik kuvvet polislerini saldı.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi'nden (DSİP) Meltem Oral ve Yunanistan'da mücadele eden Sosyalist İşçi Partisi'nden (SEK) Panos Garganas, geçtiğimiz haftalarda Türkiye ile Yunanistan arasında Kardak kayalıkları üzerinden gelişen gerginliği Marksist.org için şöyle yorumladılar:

Desteklediğimiz Yayınlar

HDP’nin seçim tutumunu tartışırken dikkat etmek zorundayız. Bizim eleştirimizin kökeninde, HDP’nin büyükşehirlerde aday göstermemesinin, muhalefeti seçimler sırasında ve seçimlerden sonra mücadeleye hazırlanmak açısından zorlayacak olması yatıyor. AKP-MHP ittifakının geriletilmesi açısından da hiçbir işlevi olmayan bu taktik, ırkçı İP tarafından desteklenen CHP hegemonyasına teslim olmak anlamına gelen bir tutum olması nedeniyle bütünüyle yanlış. 

HDP’nin seçim tutumunu eleştirmeden önce, seçimlerde il genel meclislerinde oyların HDP’ye verilmesini savunduğumuzu söylemek gerekiyor. Artık her düzeydeki yöneticinin bile “bedel ödemek”ten yola çıkarak söze başladığını düşünürsek, HDP üzerindeki baskıların altını ne kadar sık sık çizsek de yeterli olmayacağını söylemekte, bu partinin yakın tarihin en parlak siyasi figürlerinin başında gelen eski eşbaşkanının, Selahattin Demirtaş’ın hâlâ tutuklu olduğunu söylemekte de fayda var. 

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Eşsözcüsü Şenol Karakaş, önümüzdeki iki yıl içinde Ermeni soykırımının tanınması, Kürt sorununda çözüm süreci, AKP'nin yıkım politikaları ve ekolojik direniş, yerel seçimler gibi başlıklarda neler yapmayı planladıklarını Marksist.org'a anlattı.

Bu ülkenin tarihinin bize bıraktığı en kötü miras insanların ölülerinin yasını hakkıyla tutma hakkını elinden almak oldu. Ne Ermeniler ölülerini hakkıyla gömebildi, ne de Kürtler. Ve şimdi de Roboski halkı… Kara kışın ortasında Irak sınırında bombalanan çocuklarının cesetlerini bile bulamadan boş tabutları taşıdılar mezarlığa, boş tabutları gömdüler. Acıları bitmek, dinmek bilmiyor. Yarım kalan yaslarıyla yaşıyorlar ve bunu onlara yaşatan devlete çok büyük öfke duyuyorlar. Her Perşembe 34 kişiyi gömdükleri mezarlığa gidip, hemen karşısındaki askerî taburun gözüne soka soka ölüleri için dua ediyorlar. Bunu bilerek, askere bu olayı asla unutmayacaklarını göstermek için yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söylüyorlar.

Gündemde bir sessizlik var. Öne çıkan sorunlar ancak birkaç gün üzerinde çok konuşulan konu olabiliyor, sonra geriye gidiyor ve çok zaman unutuluyor. Birçok konu aslında konunun kendi içeriğinden dolayı değil, o konuyu oluşturan olay iktidarı veya muhalefeti yıpratacağı için öne çıkıyor. Daha çok iktidarı yıpratacak olan konular doğal olarak öne çıkıyor.

Sessizliğin temel nedeni, Kürt sorununda yeni ve önemli bir gelişmenin olmaması. Hükümet son zamanlarda süreklilik kazanan KCK operasyonlarına devam ediyor, zaman zaman Başbakan ağır milliyetçi sözler ediyor, arada bir küçük çaplı çatışmalar oluyor. Yüzlerce Kürt genci ya da Kürt halkının mücadelesini destekleyen Türk genci hapiste, BDP’li Kürt milletvekilleri aleyhinde yüzden fazla fezleke hazırlanmış durumda.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin (ÖDP) düzenlediği bir toplantıda Suriye’deki gelişmeler tartışılmış. Toplantı hakkındaki bilgileri BirGün gazetesinden Ahmet Meriç Şenyüz’ün yazısından öğrendim. İlginç bir toplantı olmuş doğrusu.

Konuşmacıların bir kısmı “Suriye’de devrim oluyor” derken, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, BirGün Dış Politika Editörü İbrahim Varlı, Faik Bulut ve Cumhuriyet ve Sol Portal yazarı Mustafa Kemal Erdemol buna karşı çıkmış. Toplantıyı ve konuşmaları aktaran Şenyüz de Suriye’de devrim olduğu fikrine karşı çıkıyor.

İlk konuşmayı ÖDP Genel Başkanı Alper Taş yapmış ve “Emperyalizmin bölgedeki planlarını da, muhalefetin bazı haklı taleplerini de göz ardı etmemeli” demiş. Doğru, çeşitli emperyalist güçlerin ve alt emperyalistlerin bölgede ve tek tek Ortadoğu ülkeleri üzerinde elbette planları vardır. Ama diğer konuşmacıların yaptığı gibi gelişmeleri ‘emperyalizmin planlarına’ bağlamak yanlış. Onlara göre “her şey emperyalizmin tertibi”.

Sosyalist İşçi gazetesi, DSİP üyesi Şenol Karakaş’la seçim döneminde açığa çıkan tartışmalar hakkında konuştu. Sağcı AKP-MHP ittifakına karşı bir başka sağcı ittifakın, CHP-İyi Parti'nin desteklenmesine karşı çıkan Karakaş, "Siyasal denklemleri ancak mücadele çözer" dedi.

Türkiye’deki sol çevreler için çok yeni bir şey değil ama, Hollywood’tan Avrupa Parlamentosu’na dek tanınmış saygın kişilerin de tacizci olabileceğine dair kavganın ne menem bir şey olduğu hissedildi. Kevin Spacey’nin iyi bir aktör, Bertolucci ve Woody Allen’ın ünlü birer yönetmen olması tacizci, istismarcı, cinsiyetçi olmalarına bir açıklama getirmiyor... 

Türkiye’de küresel ısınmaya, nükleer santrallara, 3. Köprü’ye, HES’lere ve termik santrallara karşı mücadele denince akla hemen KEG geliyor. Küresel Eylem Grubu (KEG) Sözcüsü ve DSİP üyesi Nuran Yüce ile Türkiye’de ekolojik mücadeleler üzerine konuştuk.

KEG aktivistleri küresel ısınmayı anlatırken “Bir günde dört mevsimi yaşamak”, “Aşırı yağışlar ve görülmedik hava olaylarından” bahsediyordu. Bugünkü duruma baktığınızda tehlikenin neresindeyiz?

2000’lerin başlarında atmosferdeki karbondioksit oranı milyonda 385 parça idi. Son veriler bu miktarın 400 parçacığı aştığını göstermekte.

Devlet, günümüzde yaygın burjuva anlayışına göre, meşru rollerin belirlendiği politik bir aygıttır. Ve bu anlamıyla toplumdaki bütün sınıfların üzerinde, hepsine eşit mesafede yer alan bir iktidarı temsil eder. Eşitlik, adalet ve refah için devletin olmadığı bir toplumsal tasavvur ne yazık ki günümüzde yok. Aksine, özgür ve eşit bir topluma ilişkin yapılan tüm tartışmalar, devletin iyileştirilmesi üzerinden yürütülmektedir. Marksist devlet teorisi ise bu görüşlerden tam bir kopuşu ifade eder...

On yılı geride bırakan finansal kriz depreminin neoliberal düzende yarattığı çatlaklar günümüzde, jeostratejik gerilimler ve küresel ölçekte farklı siyasi krizlerle bütünleşerek derinleşiyor. Özellikle son iki yıldır otoriter sağ siyasetlerin birçok ülkede siyasi yelpazenin merkezine doğru ilerleyişi, söz konusu krizin yarattığı güncel sonuçlardan biri. Son olarak Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi, ekonomik-siyasi krize eşlik eden otoriterizm ve karşısındaki sol alternatifler tartışmalarını küresel çapta alevlendirdi. Bu dönemde ayrıca otoriter, sağ, muhafazakâr söylem ve seçeneklerin karşısında kadın hareketinin adeta bir dip akıntısı olarak kendisini örgütlediğine tanık oluyoruz.

DSİP’in İngiltere’deki kardeş örgütü Socialist Workers Party (Sosyalist İşçi Partisi) Merkez Komite üyesi ve King’s College Öğretim Üyesi Alex Callinicos, Enternasyonal Sosyalizm’den Can Irmak Özinanır ve Almanya’daki Marx21 dergisinden Jules El-Khatib ile Marksizmin güncelliği üzerine konuştu. Söyleşiyi Melih Mol deşifre etti ve Türkçeye çevirdi. 

Desteklediğimiz Kampanyalar

Grid List

1 Kasım seçimleri öncesinde "Oyumuz Umuda" kampanyasını yürüten Antikapitalistler, bu hafta sonu İstanbul ve Ankara'da yapacağı basın açıklamalarıyla, Fransa'da yapılacak BM İklim Zirvesi (COP21) öncesi "İklimi değil sistemi değiştir" diyecek.

Antikapitalistler, 28 Kasım Cumartesi günü saat 15:00'te İstanbul'da Galatasaray Meydanı'nda ve Ankara'da Yüksel Caddesi'nde yapacağı basın açıklamalarıyla iklim değişikliğinde egemen sınıfların rolünü teşhir ederek küresel kapitalizmi protesto edecek.

Ermeni soykırımının üzerinden 103 yıl geçti. Bu felaketin bir soykırım olduğu, bununla yüzleşilmesi gerektiği, özür dilenmesi gerektiği konularında mücadele sürüyor.

Antikapitalistler ile Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De platformlarının çağrısıyla dün İstanbul'da düzenlenen panelde, 24 Nisan 1915'te başlayan soykırımın tanınması için verilen mücadele tartışıldı.

ABD'nin Chicago kentinde yapılan NATO zirvesiyle eş zamanlı olarak bütün dünyadaki savaş karşıtları sokağa çıkarak "NATO'ya hayır" diyorlar. İstanbul'da da 19 Mayıs'ta Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK) Taksim'de bir basın açıklamasıyla savaş aygıtı NATO'yu protesto etti.

Saat 13:30'da Galatasaray'da buluşan Küresel BAK aktivistleri, "Savaşa hayır", "NATO İncirlik'ten defol", "NATO'ya hayır" sloganları atıp, "NATO Afganistan'dan defol", "NATO İncirlik'ten defol", "NATO Kürecik'ten defol" dövizleri taşıdılar.

Grup adına Nilüfer Uğur Dalay'ın okuduğu basın açıklaması ise şöyleydi: