Antikapitalist Blok, Sakarya'daki mevsimlik Kürt tarım işçilerine saldırıyla ilgili bir basın açıklaması yayımladı:

Mardin’den Sakarya’ya çalışmaya giden mevsimlik tarım işçilerine saldırı görüntüleri, sosyal medyada yayıldığı andan itibaren büyük bir infial yarattı.

Patronun, fiziki saldırının yanı sıra, işçilere “köpek sürüsü” ve “Siz burayı memleketiniz mi sandınız? Burası bizim” dediği aktarılıyor.

Pınar Gültekin cinayeti, tüm toplumun vicdanını yaraladı. Tıpkı Özgecan Aslan’da, Şule Çet’te, Emine Bulut’ta ve her gün duyduğumuz kadın cinayeti haberlerinde olduğu gibi büyük bir öfkeye sebep oldu. Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, cinsel saldırı haberleri sürekli gündemi işgal ediyor. Ve infial yaratan gelişmelere rağmen, kadınları etkin bir şekilde koruyacak önlemler bir türlü alınmıyor.

56 baro başkanı, Avukatlık Kanunu ve baro seçim sistemiyle ilgili yapılması planlanan ve baroların özerkliğini ortadan kaldıracak olan değişikliğe karşı 3 günlük yürüyüşlerinin ardından Ankara’ya ulaştı. Şehrin girişinde onları karşılamak isteyen avukatlarla buluşarak yapmak istedikleri basın açıklaması, polis/valilik tarafından zor kullanılarak engellendi. Avukatların şehir girişinde etraflarının bariyerlerle çevrilerek alıkonulmalarını ve temel bir demokratik hakkın kullanılmasının engellenmesini kınıyoruz.

Antikapitalistler platformu kıdem tazminatının fona devredilmesine ilişkin planlar üzerine bir açıklama yaptı: "Koronavirüs salgını sürecinde halktan toplanan vergileri patronlara aktaran AKP hükümeti, boşalan kasasını doldurmak için şimdi de işçilerin kıdem tazminatına göz dikti. Hükümet, kıdem tazminatının yüzde 37’sini fona devretmek, işçinin parasını kapitalistler için kullanmak üzere formüller arıyor.

Hrant Dink Vakfı, ırkçı olduğu çok açık olan odaklar tarafından tehdit edildi. Vakıf çalışanları, gelen tehdidi bir basın duyurusuyla kamuoyuyla paylaştılar. Tehdit mesajı, tanıdık olduğumuz bir dile sahip.

Bu yıl 1 Mayıs küresel salgın günlerine denk geldi. Salgın ise işçilerin her 1 Mayıs’ta dikkat çektiği, teşhir ettiği kapitalizmin foyasını açığa çıkarttı. Başta sağlık olmak üzere, eğitim, barınma gibi toplumun en temel ihtiyaçlarını özelleştiren, ticaretin konusu hâline getiren neoliberal politikaların katliam anlamına geldiğini tüm dünyada milyarlarca emekçi ve yoksul görüyor.

Diyanet İşleri Başkanlığının merkezi olarak yayınlanan cuma hutbesinde, LGBTİ+'lar ve HIV'le yaşayanlar bir kez daha hedef gösterildi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Ramazan: Sabır ve İrade Eğitimi" başlıklı hutbesinde nefret saçarak, salgın hastalıkların ve toplumsal sorunların nedenini LGBTİ+'lar olarak ortaya koydu.