Desteklediğimiz Yayınlar

Elmalı Davası'nın 6. duruşması yarın (30 Haziran) görülecek. İstismarcı üvey baba ve anne, 3. duruşmada mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

Son yazıda, “dava”nın yerini basit muhasebenin almasını, AKP’yi giderek kaynakları dağıtma işini organize eden bir partiye dönüştürmesini vurgulamaya çalışmıştım. Bu, kaynakların daraldığı, siyasal nedenlerle derinleşen bir kaynak krizinin ekonominin başat sorunu haline geldiği koşullarda, kaynak paylaşımında çelişkilerin derinleşmesine neden olacaktır.

Her şey vatandaşların gözü önünde yaşanıyor ve her gün sayısız örnekle karşı karşıya kalıyoruz. Çeşitli bankalar kurup kaçanlar, kripto para şirketleri kurup kaçanlar, “pudra şekeri” çekerken görüntüsü sosyal medyaya düşenler, Covid-19 bahanesiyle içki satışı yasaklanmışken otellerinde içkili partiler yapanlar, çeşitli düzeylerde dolandırıcılık yapanların çeşitli siyasilerle fotoğraflarının boy boy paylaşılması, aynı siyasi parti kadrosunun birden fazla göreve atanıp inanılmaz maaşlar ve bir de “huzur hakkı” diye, bir insan cebinde taşıdığında bile çokluğu nedeniyle huzurunu kaçıracak olan aşırılıkta ödenekler alması… 

Kapitalizmin tarihi rüşvet ve yolsuzlukların, mafyatik ilişkilerin de tarihidir aynı zamanda. 1990’lı yılların başında rüşvet skandalları neredeyse küresel bir vaka haline gelmiş ve çürüme dünyanın dört bir yanını sarmıştı. Kapitalist üretimin doğası, meta üretimi, üretimin plansızlığı, artı-değer için birbirlerini ve işçi sınıfını acımasızca ezmeye, yok etmeye çalışan sermaye gruplarının devlet üzerinde bitmek bilmez kontrol savaşları rüşvet ve mafyanın devreye girdiği gedikleri oluşturur. 

Alex Callinicos - Neoliberalizm bitti mi? Savunucularının büyük çoğunluğunun korkmaya başladığı şey aslında tam da bu. Financial Times’ın ekonomi editörü Chris Giles kısa süre önce: “Sol, ekonomik fikir savaşını kazanıyor” diye yakınıyordu. Bunun temel nedeni, Joe Biden’ın ABD başkanı olmasından sonra Ocak ayında üç dev harcama programını imzalamasıydı...

Öncelikle, bu iktidarın açıkça bir sınıfsal tercih yaptığını görmemiz gerekiyor. Bu iktidarın ideolojisi, politik kararları, ekonomik uygulamaları ve salgın günlerinde yaptığı her bir ekonomik-politik tercih net bir şekilde zenginleri koruyor. Hatta belki de patronlar sınıfının beklentisini aşan bir tercihle karşı karşıyayız.  

John Molyneux - Marksist emperyalizm analizi, yaklaşık yüz yıl önce başta Luxemburg, Buharin ve Lenin olmak üzere bir dizi önemli marksist tarafından, tartışma ve işbirliğinin bir arada yürüdüğü bir süreç sonucunda geliştirildi. Bu analiz, kapitalist gelişmenin mantığının, sistemin yeni bir uluslararası emperyalist aşamaya ulaşmasına yol açtığını öne sürüyordu.

Ozan Tekin - Venezuela’da sağcı muhalefetin lideri Juan Guaidó’nun kendini devlet başkanı ilan etmesiyle başlayan süreçte, solda meseleyi başta bir “demokrasi sorunu” olarak ele alma eğilimi baş göstermişti. Maduro hükümetinin ekonomideki başarısızlıklarının yanına Kurucu Meclis’i kapatma gibi hamlelerin eklenmesi, bu yöndeki argümanları popülerleştirdi...

Kalahari'den Paris'e... Sinan Özbek bir toplumsal örgütlenme biçimi olarak komünün tarihini anlatıyor.

Erkeklerin yazdığı tarih kadınları silikleştirdi, görünmez kıldı. Kadın hareketinin tüm dünyada yükselişe geçmesiyle, tarihte kadının rolünü yeniden keşfetmeye başlayabildik, silikleşen kadın siluetleri berraklaşır oldu.

Parisli emekçilerin müthiş mücadelesinin tarihi.

Sinan Laçiner - Marx ve Engels, Komünist Manifesto’ya “Avrupa’nın üzerinde bir hayalet dolaşıyor. Bu hayalet komünizmin hayaletidir” diye başlamıştı. Şu ara Türkiye’nin (ve dünyanın) üzerinde de çeşitli hayaletler dolaşıyor, ama bunlar pek o kadar hayırlı sayılmaz. Bu tatsız hayaletlerdenbaşlıcası (sağ popülizm, militarizm ve otoriterleşmenin yükselişiyle birlikte) göçmen karşıtı ırkçılık. 

Ozan Tekin - Covid-19 salgını, kapitalizmin kalbindeki kâr mantığının insanlığın varoluşuyla doğrudan karşı karşıya geldiği bir durum yarattı. On milyonlarca kişiyi etkileyen bir pandemi döneminde, ölümleri durduracak aşı bulunmasına rağmen, patent hakkı kaldırılmadığı ve üretim sınırlı kaldığı için insanlar önleyici tedavisi olan bir hastalıktan ölüyorlar.

Roni Margulies- Covid-19’un zengini farklı, yoksulu farklı vurduğunu, işvereni başka türlü, çalışanı başka türlü etkilediğini elbet biliyoruz. Zaten mevcut olan eşitsizlikler bir yandan kimin hasta olup kimin olmayacağını, kimin ölüp kimin ölmeyeceğini belirledi. Ama bir yandan da, pandemi mevcut olan eşitsizliklerin daha da derinleşmesine yol açtı, zengini daha da zenginleştirdi, yoksulu daha da yoksullaştırdı. Bunu da biliyoruz.

Melike Işık - Avcılığı, hayvan deneylerini, hayvan hapishanelerini, hayvan satışını, özetle hayvanları korumanın önündeki engellerin hiçbirini ortadan kaldırmayan Hayvanları Koruma Kanunu, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Bu yasanın hayvan haklarında “bir devrim” olduğunu iddia eden iktidar ve kanunu bir müjde gibi sunan yandaş basın, hayvanların lehine bir adım atıldığı izlenimini oluşturuyor. 

Peker videolarının izlenme sayısı 85 milyonu geçmiş. Son video iktidar açısından tehlikeli sularda seyahatin başladığının işareti. Ben sabah erken kalkıp videoyu izlediğimde benden önce 216 bin kişinin izlediğini görüp hayrete düştüm. 216 bin kişi ABD ve Türkiye tarafından aranan bir suçlunun İçişleri Bakanlığı'na çağrılıp hakkında tahkikat başladığının ve “çaktırmadan” yurtdışına çıkması gerektiğinin söylendiğini öğrendi...

Düşündüm de, hükümet sokağa çıkma yasağı uygulamış gibi yapıyor, halk sokağa çıkmıyormuş gibi yapıyor, hep birlikte mış gibi yapıyoruz ve müthiş bir mucize sonucu vaka sayıları düşüyor!

Roni Margulies - Salgın başlayıp da meselenin boyutları belli olduğunda, yani yaklaşık 13 ay kadar önce, neler düşündüğümü aşağı yukarı hatırlıyorum. Önce, “Hem aşı, hem ilaçlar, hem de pandeminin kendisi birilerini müthiş zengin edecek” diye gelmişti aklıma. Sonra da, “Kazanacakları paradan biraz feragat edip dünyadaki herkesin, parası olanın da olmayanın da aşılanmasını sağlayacaklar” diye hayal etmiştim...