Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duyurduğu İnsan Hakları Eylem Planı, insan hakları ihlallerinin, baskıcı uygulamaların ve otoriter yönetimin adeta bir itirafı.  Buna karşılık yargıda siyasallaşmaya son verecek, düşünce, örgütlenme ve gösteri özgürlüğünü güçlendirecek maddeler bu planda yer almıyor. Mevzuattaki bir dizi değişikliğin nasıl uygulamaya dönüşeceğini de zaman gösterecek.

İngiltere ve İrlanda’dan sonra Avustralya ve Yunanistan’dan da Boğaziçi’nde kapatılan LGBTİ+ kulübüne dayanışma mesajları geldi. Sidney’den Pride in Protest adlı grup, öğrencilere şu mesajı yolladı: “Sydney Pride in Protest’in bu toplantısında Boğaziçi Üniversitesi’nde direnen öğrencilere dayanışmamızı iletiyoruz. Öğrenciler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AKP'ye bağlı bir akademisyenin üniversite rektörlüğüne atamasını protesto ediyorlar...

Şenol Karakaş - Neoliberal çağın tüm kurumlarıyla tüm gezegen için çöküş anlamına geldiğini keskin bir şekilde ortaya çıkartan Covid-19 salgını ve bu salgından daha da ağır bir tehdit olan küresel iklim krizi koşullarında, olağanüstü siyasal gelişmelere yanıt vermek için, 150. doğum yılında Lenin’i bir kez daha hatırlamak ve Leninizm diye özetlenen geleneği bir kez daha ele almak büyük bir önem taşıyor.

Birinci Dünya Savaşı başladığında dünya sosyalist hareketinin buluştuğu örgüt olan İkinci Enternasyonal içinde milliyetçi fikirler hakimiyet kurdu. Bu örgüte üye sosyalist partiler, kendi egemen sınıflarını desteklemeye başladılar.

Önde gelen marksist devrimcilerden Tony Cliff, sosyalizm mücadelesinin, egemen sınıfın fikirlerinin bölücü etkisine karşı, işçi sınıfının daha bilinçli kesimlerinin işçilerin geri kalan kesimini kazanma mücadelesi olduğunu söylüyordu. Bu, sınıf mücadelesinin en kritik yanına işaret eden bir zorluk aynı zamanda. Egemen sınıfın fikirleri, sadece 24 saat işleyen propaganda mekanizmaları aracılığıyla değil, eğitim, gelenekler ve aile gibi sosyal yaşamın gündelik pratiklerinde de etkiye sahip.

Lenin, bugün güncelliğini keskin bir şekilde koruyan ulusların kendi kaderini tayin hakkı tartışmasında tüm sosyalistler içinde en önemli katkıyı yapmış olan devrimcidir. Çağdaşı tüm devrimcilerle tartışan Lenin, başka halkları köleleştiren devletlerin işçi sınıfları açısından ele aldığı tartışmada Marksist teoriye çok önemli bir katkıda bulundu.

Lenin’in sosyalist harekete yaptığı en önemli katkıların başında, Ekim Devrimi’nden önce kaleme aldığı Devlet ve Devrim kitabında anlattığı, işçi devleti anlayışı gelir. Lenin’i bütünüyle yanlış bir şekilde Stalinizmin hatalarından ve bürokratik devlet anlayışından sorumlu tutanlar, Lenin’in böyle baskıcı ve merkezi bir devlet aygıtını savunmadığını bilmeyenler ya da bu gerçeği gizleyenlerdir.

Doğan Tarkan, 2010 yılının Şubat ayında, Sosyalist İşçi gazetesinde Lenin'in parti anlayışı ve DSİP'in örgütlenmesini şöyle yazmıştı...

En son küresel ısınmayı engellemek için atmosferdeki karbondioksit oranının milyonda 350 parçacığın atlına indirilmesini talep eden gösteriyi düzenledik. Daha önce üyelerimiz Habur sınır kapısında, Lice'de Ceylan ailesinin yanındaydı.

Şenol Karakaş - Doğu Bloku rejimleri 1989 yılında peşi sıra devrilirken Stalin heykelleriyle birlikte Lenin heykelleri de yıkıldı. Milyonlarca insan stalinizmle, Stalin döneminin emperyal ve baskıcı politikalarıyla Lenin’i özdeşleştirdiği için, kurtulmak istedikleri rejimin simgesi olarak gördükleri için yıktılar Lenin heykellerini. 

İtalyan devrimci Antonio Gramsci üzerine tüm dünyada geniş bir literatür oluşmuş durumda. Ancak bu çalışmaların çok az bir bölümü Gramsci’yi  İtalya’nın iki kızıl yılının önderlerinden biri olarak ele alıyor ve Gramsci’nin teorisinin bir başka büyük devrimci olan Lenin ile ilişkisine değiniyor. Oysa Ekim Devrimi ve Lenin olmadan Gramsci’yi düşünmek mümkün değil. 

“Bu koşullarda, 'sürekli' devrim sloganı nereden kaynaklanmaktadır? Lenin bu soruyu şöyle cevaplar: Avrupa’daki devrimci kuşakların omuzları üzerinde yükselen Rus devrimcilerin, 'tüm demokratik dönüşümü, asgari programımızın tamamını daha önce görülmemiş bir bütünlükle' başaracaklarını 'hayal etme'ye hakları vardır, '... ve bu başarılırsa ... o zaman devrimci yangın Avrupa’yı saracaktır.... 

Sinan Özbek - Lenin 1920’de Uzlaşma Üzerine başlıklı kısa bir makale yazıyor. Bu, tamamlanmamış bir makale ve ilk olarak 1936’da yayımlanıyor (Lenin, Werke, Cilt 30, sayfa 484-486). Makalede tartıştığı asıl soru şu: Sosyalistler kapitalist ülkelerle uzlaşmaya varabilir mi, varamaz mı? Lenin, teorik argümanlar geliştirme yerine olgudan hareketle soruya cevap üretme yöntemini tercih ediyor, çok bilinen arabanın önünü kesen haydut örneğini veriyor. Böyle bir durumda canınızı kurtarmak için belinizdeki silah dahil, her şeyi teslim edebilirsiniz.