Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen çok sayıda demokratik kitle örgütü ve siyasi partinin yanı sıra bağımsız kadınlar, bugün İstanbul'da Osmanbey'den Taksim'e yürüyerek "Kürtaj haktır, yasaklamak cinayet" sloganlarıyla kürtaj hakkına yönelik saldırıları ve AKP'yi protesto etti.

16:00'da Pangaltı metro çıkışından başlayan yürüyüşe 3 bine yakın kadın katıldı. DSİP'li kadınlar da "Kürtaj haktır Uludere katliam" sloganlarıyla eylemdeydi.

Geçtiğimiz hafta 22 ayrı merkezde oturma eylemi yapan Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu, 17 Haziran Pazar günü saat 16:00'da kürtaj hakkının kısıtlanmasına veya yasaklanmasına karşı olan tüm kadınları Pangaltı'dan Taksim'e yürümeye çağırıyor. Platforma birçok kadın örgütü ve sol-sosyalist partiyle birlikte DSİP'li kadınlar da destek veriyor.

Aralarında DSİP'in de olduğu 30 hayvan korumacı ve hayvan hakları savunucusu örgüt ortak bir açıklama yaparak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na ilişkin değişiklik içeren teklife karşı çıktı. Hayvan hakları savunucuları, 'Hayvanları Koruma Yasası çok eksik ama, değişiklik teklifi de çok vahim hatalar içeriyor' görüşünde.

Dünya Çevre Günü'nden bir gün önce Taksim'de buluşan Küresel Eylem Grubu aktivistleri, gezegeni ve tüm canlı yaşamını yok edecek ekolojik ve sosyal yıkıma karşı seslerini yükselttiler. DSİP üyelerinin de katıldığı eylemde, doğanın ve insanın sömürülmediği, savaşın ve şiddetin olmadığı; suyun, temiz havanın ve toprağın tüm canlıların ortak zenginliği olduğu bir dünyanın yaratılması için gökyüzüne dilek fenerleri bırakıldı.

AKP hükümeti kürtaj hakkını yasaklamaya çalışırken, kadın özgürlüğünü savunanlar "Kürtaj haktır" başlıklı bir imza kampanyası düzenliyor.

Kampanyanın çağrı metninde şu ifadelere yer veriliyor:

"Kürtajın yasaklanması gerektiğini söyleyenlerin karşı olduğu şey kadın haklarıdır. Kadın özgürlüğü sadece sosyal, ekonomik konulardaki taleplerle sınırlı değildir. Kadın özgürlüğü demek aynı zamanda kadınların kendi bedenleri hakkında tek söz sahibi olmasıdır. Hem eşit işe eşit ücret, kreş, güvenceli çalışma hem de kürtaj kadınların hakkıdır!"

Bugün saat 18:30'da İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda aralarında DSİP'li kadınların da yer aldığı İzmir Kadın Platformu'nun bileşenleri "Kürtaj hakkıma dokunma, bedenimiz bizimdir" demek için bir araya geldi. 500 kişilik kalabalık, "Kürtaj değil Uludere cinayettir", "Tayyip sabrımızı taşırma, kendin yat kuluçkaya; 1 Türkçük, 2 Türkçük, 3 Türkçük doğurmaya", "Devlet elini bedenimden çek" sloganlarıyla Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ne yürüdü. Ankara Kadın Platformu'nun çağrısı üzerine YKM önünde toplanan Ankaralı kadınlar ise, "Kürtaj haktır, Uludere katliam" pankartı arkasında yürüyüş yaptılar. Güvenpark'ın Adalet Bakanlığı ve Başbakanlığa yakın olan bölgesine yürüyen kadınlar, Başbakan'ın açıklamalarını protesto ettiler.

Uludere (Roboski) katliamının 150. gününde, Barış İnisiyatifleri, İstanbul'da bir eylem yaparak ölen 34 kişiyi andı, katliamın sorumlularının bulunmasını ve cezalandırılmasını talep etti. Genelkurmay'ı ve TSK'ya operasyon yetkisini veren AKP'yi hedefe koyan barış aktivistleri, siyahlar giyinerek "Unutursak kalbimiz kurusun" dediler. İzmir'de de Yeni Anayasa için Barış Girişimi katliamda hayatını kaybedenlerin anıldığı bir etkinlik gerçekleştirdi.

Mobbinge, yani işyerinde patronların psikolojik tacizlerine karşı çıkan emekçiler harekete geçti. Kamu ve özel sektörde çalışan, sendikalı ve sendikasız işçi aktivistler bir kampanya başlattı. Kampanyanın çağrı metni için imza toplanmaya devam ediliyor. Kampanyanın şu ana kadarki imzacıları arasında Doğan Tarkan, Ferhat Kentel, Binnaz Toprak, Rıza Türmen, Roni Margulies, Nabi Yağcı, Yalçın Ergündoğan, Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder, Ufuk Uras, Kerem Kabadayı, Şenol Karakaş, Ferdan Ergut, Cemil Ertem, Besim Delaloğlu, Tolga Tüzün, Ferda Keskin gibi birçok aydın, yazar, sanatçı, milletvekili ve aktivist bulunuyor. Kampanya için ayrıca 23 Mayıs'taki kamu emekçileri grevinde de imza toplandı ve kampanya yaygın bir ilgi gördü.

Kampanyanın bu haftaki toplantısı 25 Mayıs Cuma akşamı saat 17:30'da Sosyal Değişim Derneği'nde yapılacak.

ABD'nin Chicago kentinde yapılan NATO zirvesiyle eş zamanlı olarak bütün dünyadaki savaş karşıtları sokağa çıkarak "NATO'ya hayır" diyorlar. İstanbul'da da 19 Mayıs'ta Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK) Taksim'de bir basın açıklamasıyla savaş aygıtı NATO'yu protesto etti.

Saat 13:30'da Galatasaray'da buluşan Küresel BAK aktivistleri, "Savaşa hayır", "NATO İncirlik'ten defol", "NATO'ya hayır" sloganları atıp, "NATO Afganistan'dan defol", "NATO İncirlik'ten defol", "NATO Kürecik'ten defol" dövizleri taşıdılar.

Grup adına Nilüfer Uğur Dalay'ın okuduğu basın açıklaması ise şöyleydi:

Bir televizyon programında Garo Paylan nezdinde tüm Ermenilere "Böyle konuşursan sonun California olur" diyerek tehditler savuran Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası Başkanı Kemal Çiçek hakkında Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De girişimi bir açıklama yaptı.

Hükümeti, Çiçek'i görevden almaya ve "Ermeni masası"nı lağvetmeye çağıran DurDe'nin açıklaması şöyle:

"25 Nisan 2012 Çarşamba günü CNN Türk'te, Ahmet Hakan'ın sunduğu "Tarafsız Bölge" programında Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası Başkanı Kemal Çiçek bir Ermeni yurttaşımız nezdinde tüm Ermenilere tehdit ve gözdağı anlamına gelecek şekilde "Böyle konuşursan Türk toplumunun tepkisiyle karşılaşırsın. Sonun California olur" cümlelerini sarf etti.

28 Aralık gecesi Uludere’de (Roboski) Kuzey Irak’a geçen çoğu çocuk 34 köylü TSK’ya ait savaş uçaklarının bombardımanıyla katledildi. Uludere’nin sorumluları hala açığa çıkarılıp yargılanmadı. Katliamın 150. gününde yine sokağa çıkıyoruz. Hep birlikte hesap soralım!

Katliamın ardından ortaya dökülen gerçekler köylülerin Genelkurmay’dakiler tarafından bile bile öldürüldüğünü gösteriyor.

- Sınırdaki askeri birliklerin köylülerin diğer tarafa gidip geleceğinden haberi vardı.

- Heronlar sınırı geçenlerin silahsız olduğunu açıkça görüntülemişti ve bu görüntüler Batman, Malatya, Van ve Ankara'da naklen izleniyordu.

Uludere katliamının 120. gününde Barış İnisiyatifleri'nin çağrısıyla İstanbul'da Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelerek 17'si çocuk 34 kişinin ölümünün sorumlularının bulunamamasını protesto eden barış aktivistleri, 34 mum yakarak savaş uçaklarının bombardımanı sonucu hayatını kaybedenleri andı. Yapılan basın açıklamasında ise İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in istifası istenerek "Uludereler tekrar etmesin diye, hükümet Kürt sorununun çözümünde barışçıl adımları devreye sokmalıdır" denildi.

Galatasaray'dan Mis Sokak'a yürüyen barış yanlıları, "Kaza değil bu bir katliam", "Uludere halkı yalnız değildir", "İdris Naim Şahin istifa", "Kürtler Kürtçe konuşur", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Katil devlet hesap verecek" sloganları attı.

SON SAYI