Tarihle yüzleşmek bir zorunluluk: Soykırım tanınmalı

AÇIKLAMALAR
Tipografi
  • En Küçük Küçük Orta Büyük En Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

106 yıl önce nüfus içinde büyük bir ağırlığı olan Ermeniler, merkezi bir devlet planlamasıyla tasfiye edildi. Anadolu, Ermenisizleştirildi.

Ardından bir halk diliyle, kültürüyle, tüm manevi zenginliğiyle yok sayıldı. Sanki buralarda böyle bir halk hiç yaşamamış gibi davranıldı. Bu davranış yakın tarihin tüm siyasi davranışlarına bir kalıp olarak yerleşti. 

Artık çok iyi biliyoruz ki bu davranış kalıbı halklar arasında eşitliğin, kardeşliğin önünde bir engel.

Diyaloğun, toleransın, tartışarak anlaşmanın önünde bir engel.

Gerçekleri, başka gerçekleri de konuşmanın, siyasal demokrasinin alanının genişlemesinin, özgürlüklerin önünde de bir engel.

Bu engeli daha da büyüten her 24 Nisan’dan önce ABD başkanlarının ne diyeceği gerginliği. Bu gerginlik, 106 yıl önce yaşananların üzerini hırsla örtbas etmeyi de beraberinde getiriyor. 24 Nisan’da ne olduğu devletler arası pazarlığın konusu yapılamaz. ABD’nin ne diyeceği, hangi kavramı kullanacağı önemli değildir. Önemli olan, burada, halklar arasında eşit koşullarda kardeşliğin tesisi için özür dilenip dilenmeyeceği.

106 yıl önce bugün tek tek çalınan kapılar, 1.5 milyon Ermeni’nin felaketinin başlangıcını simgeliyordu. Ermeni toplumunun aydınlarının, kanaat önderlerinin tutuklanması için düğmeye basılmıştı. Aralarında bir çok meslekten yurttaşın, diş hekimlerinin, milletvekillerinin, gazeteci ve yazarların olduğu 250’ye yakın kişi tutuklandı. 24 Nisan bir halkın büyük çoğunluğunun çıktığı ölüm yolculuğunun başlangıcı oldu.

Bu harekât, 1914’te Osmanlı nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan gayrimüslimlerin binde 1,5 gibi bir orana düşeceği bir sürecin kapısını aralıyordu.

Kadın, yaşlı, çocuk, genç yüzbinlerce insan artık yoklardı. Kadim bir halkın kültürü, değerleri, yetenekleri bu coğrafyadan sökülüp atıldı. Ve yüz yılı aşkın süre sonra hâlâ siyaseti ve toplumu baştan aşağıya belirleyen atmosferin temelleri de bu gelişmelerle birlikte atıldı.

Soykırımın üzerinden 106 yıl geçse de bu tarihle yüzleşmek bir zorunluluktur. Yüzleşme gerçekleşmediği için 10 yıl önce bugün Ermeni genç Sevag Şahin Balıkçı, zorunlu askerliği yaparken ırkçı bir er tarafından katledildi. 19 Ocak 2007'de Ermeni gazeteci Hrant Dink'in Agos gazetesinin önünde vurulduğu gibi. Sevag Balıkçı'yı anıyoruz. Hrant Dink'i anıyoruz. 24 Nisan'da kaybettiklerimizi anıyoruz. Bu acı hepimizin.

DSİP