Kıdem tazminatını korumak için: Birleşik işçi mücadelesi

AÇIKLAMALAR
Tipografi
  • En Küçük Küçük Orta Büyük En Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

Antikapitalistler platformu kıdem tazminatının fona devredilmesine ilişkin planlar üzerine bir açıklama yaptı:

"Koronavirüs salgını sürecinde halktan toplanan vergileri patronlara aktaran AKP hükümeti, boşalan kasasını doldurmak için şimdi de işçilerin kıdem tazminatına göz dikti. Hükümet, kıdem tazminatının yüzde 37’sini fona devretmek, işçinin parasını kapitalistler için kullanmak üzere formüller arıyor.

Hükümetten gelen son açıklamaya göre kıdem tazminatındaki yeni düzenleme, Eylül ayında Mecliste görüşülecek, uygulama 2022 yılında başlayacak.
Neoliberal dönemde, son 40 yıldır, işçi haklarını budamaya yönelik pek çok uygulamaya tanık olduk, yaşadık. Genel Sağlık Sigortası sistemi kuruldu, sağlık paralı hâle getirildi. Özel okulların ve dershanelerin açılması teşvik edildi, eğitim paralı hâle getirildi. Kamu kurumları özelleştirildi, bu kurumların ürettiği pek çok temel mal ve hizmet ücretli hâle geldi.

Esnek çalışma, kısmi çalışma, taşeron sistemi vb. uygulamalarla işyerleri, işçiler bölündü, sendikalar zayıflatıldı. Emeklilik yaşı sürekli yükseltildi, mezarda emeklilik kavramı hayatımıza yerleşti. Bütün bunları son 40 yılda, neoliberal dönemde yaşadık.

Kıdem tazminatı, elimizde kalan son kale. Bir tek ona dokunamamışlardı. Ama korona salgını, hükümetin gözünü karartmış gibi. Kıdem tazminatına da dokunmaya karar verdi. Bu günlerde Ankara’da içlerinde Türk-iş ve Hak-iş sendikalarının temsilcilerinin de olduğu birçok toplantı yapılıyor. Kıdem tazminatının fona devredilmesi için formüller aranıyor. 

Kıdem tazminatı konusunda, hükümetten, işçinin yararına bir formül beklemek saflık olur. Hükümetin amacı belli, paraya ihtiyacı var, en önemli kaynaklardan birisi kıdem tazminatları. Türkiye’de işçiler 2019 yılında yaklaşık 65 milyar TL sosyal güvenlik sistemine prim ödediler. Hükümet işte bu paranın 23 milyarlık bölümüne el koymak istiyor. Çok mu ihtiyacı var, evet var. Meteliğe kurşun atıyorlar, her türlü paraya ihtiyaçları var. 

Para basamazlar mı, basarlar, zaten basmaya da devam ediyorlar. Hükümet, son bir yılda emisyonu, yani piyasadaki para miktarını yüzde 58 arttırdı. Ama ekonomik sorunlar çözülmedi, çünkü kapitalizm, salgınla birlikte dünya çapında krize girdi, Türkiye için deniz bitti. AKP kamuoyu anketlerinde tepetaklak aşağı gidiyor, en büyük sorun ekonomi, işsizlik, pahalılık.

Sonuçta hükümet işte bu nedenlerle kıdem tazminatına tekrar göz dikti, bu defa ne pahasına olursa olsun bu konuyu halletmek istiyor. Hükümete bu fırsatı vermemeliyiz. Konfederasyonlar, yıllardır söyledikleri gibi, kıdem tazminatının kırmızı çizgi olduğunu hükümete bir kez daha söylemelidir. 

Ama bu yetmez, asıl olarak geçmişte Emek Platformunda olduğu gibi tüm işçi örgütlerinin, sendikaların, odaların, meslek kuruluşlarının bir araya gelebilecekleri, bir Birleşik İşçi Cephesi'nin kurulması gerekir. Kıdem tazminatına yönelik saldırılara, işçi sınıfı, tüm kesimleri ile birlikte, ancak örgütlü bir şekilde karşı çıkabilir.
İşçiler ele ele birleşik cepheye.

Birleşen işçiler yenilmez.

Antikapitalistler platformu
18.06.2020"