İklim krizinin çözümü için küresel, kitlesel ve sürekli direniş!

AÇIKLAMALAR
Tipografi
  • En Küçük Küçük Orta Büyük En Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

20-27 Eylül tarihlerinde tüm dünyada iklim değişikliğine karşı küresel iklim grevi ilan edildi. Dünyanın hemen her yerinde grevler ve etkinlikler gerçekleşecek. Öğrencilerin başlattığı küresel başkaldırıya bu sefer yetişkinler ve emek örgütleri de katılıyor. Küresel İklim Grevi haftasında, 136 ülkede 5 bin 600 eylem ve etkinlik gerçekleşecek.

Daha önce iki defa Gelecek İçin Cumalar (Fridays for Future- FFF) platformunun çağrısıyla okul grevine giden öğrenciler, iklim için küresel okul grevleri örgütlemişti. Geleceklerinin çalındığını söyleyen gençler herkesi harekete geçmeye çağırdılar.

Ancak iklim değişikliği sadece gençleri etkileyen bir durum değil. İklim değişikliği bir sistem sorunudur. Kapitalizm hem emeği hem doğayı sömürüyor. Bu nedenle 20-27 Eylül tarihlerindeki iklim grevlerine bu sefer sendikalar ve demokratik kitle örgütleri de katılıyorlar.

İklim Acil durumu ilan edilsin

İklim değişikliğine karşı harekete geçen gençlerin ve sendikaların bazı ortak talepleri var. Öncelikle siyasi iktidarların derhal harekete geçmek üzere İklim Acil Durumu ilan etmesi isteniyor. 2019 yılı içerisinde 900 kadar yerel ve ulusal meclis İklim Acil Durumu ilan etmiş durumda. DSİP olarak biz de belediyeleri ve meclisi harekete geçmeye, iklim acil durumu ilan etmeye çağırıyoruz.

İklim bir banka olsaydı çoktan kurtarılmıştı

Küresel iklim hareketi aynı zamanda “İklim Adaleti” sloganını öne çıkarıyor. Sıfır karbon ekonomisine geçiş için gereken dönüşümün emekçilere ödetilmesine hayır diyoruz. Emekçiler iklim değişikliğinin sorumlusu değildir. Ekonomik krizin sorumlusu da iklim krizinin sorumlusu da şirketler ve bu şirketlerin sözcüsü gibi çalışan hükümetlerdir. Bedel ödemesi gereken de onlardır.

2008 ekonomik krizi gerçekleştiğinde sadece iki yıl içerisinde 23 trilyon dolarlık bütçeler şirketleri kurtarmak için kullanılmıştı ve bedeli işçi sınıfına kemer sıkma politikalarıyla ödetilmişti. İklim krizi ile mücadelede yıllardır sendikalar “Adil Geçiş” programları hazırlıyor ve hükümetlerin fosil yakıt sanayini kapatırken hiçbir işçinin işsiz kalmaması, ücret ve hak kaybı yaşamaması için gereken adımları atması konusunda baskı yapıyorlar.

Ekonomik krizle mücadelede olduğu gibi iklim kriziyle mücadelede de sorun aynı zamanda bir demokrasi sorunudur. %1’in yani şirketlerin değil %99’un çıkarına bir Adil Geçiş mümkün.

İklim değişikliğini durdurmak için tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de onlarca noktada grevler ve etkinlikler düzenlenecek. DSİP olarak haftalardır iklim krizine karşı yeni, genç ve doğrudan eylemden yana olan iklim adaleti hareketinin büyümesi için çabalıyoruz. 20 Eylül’de Sıfır Gelecek ve FFF grevlerinin olduğu her yerde ve örgütlü olduğumuz tüm bölgelerde sokaklarda olacağız. Herkesi grevleri ve etkinlikleri büyütmeye davet ediyoruz.

Ya sıfır karbon gelecek ya da sıfır gelecek!

İklim Acil Durumu hemen şimdi!

İklimi değil sistemi değiştir!

Ya kapitalizm yaşayacak ya da gezegen!

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi
19.09.2019