Yeni-liberalizmin 30 yıllık serüveni, 2008 yılında “finans krizi” adı verilen dönemde çöktü. Şimdi Covid-19 salgınında yeni-liberalizmin tüm kurumlarının kokuşmuşluğuyla birlikte iflasına tanık oluyoruz.

21. yüzyılda kapitalizme son vermek için mücadele edenler için, Lenin'in düşünceleri ve mücadele pratiği vazgeçilmez başvuru kaynağı olmaya devam ediyor.

Lenin ve leninizm üzerine Marksist.org yazarlarından 10 makale:

149 yıl önce Paris halkı eşit ve özgür bir şekilde yaşamaya karar vererek komünü kurdu.

Tarihin ilk işçi hükümeti 72 gün sürdü. Fransa ordusu büyük bir katliam yaparak bu özgürleşme deneyimine son verse de emekçilerin doğrudan demokrasiyle kendi kendilerini yönettikleri yeni bir toplumsal örgütlenme deneyimi olarak Komün, uluslararası işçi hareketinin hafızasına yazıldı.

149 yıl sonra işçiler ve emekçiler eşitsizlikler, savaşlar, iklim krizi, ayrımcılıklar ve bir salgınla karşı karşıya. 

Paris Komünü aynı zamanda çok büyük zorluklara karşı insanların dayanışmasının hikayesidir.

Komünarları anıyoruz. Onların mücadele deneyimleri, dayanışması ve yaratıcılıkları, bugün yeni bir toplumsal düzeni savunanlara ışık tutuyor.

Marksizmin kavranmasının güç olduğuna ilişkin kanı toplumda hayli yaygın. Bu kanıyı Marksizmin düşmanları yayıyorlar. ‘Marksist’ olduklarını söyleyen bazı akademisyenler de bu yanlış kanının oluşmasında pay sahibidirler: Bunlar, diğer pek çok insanın yoksun olduğu özel bir bilgi ve kavrayışa sahip oldukları izlenimi uyandırabilmek için, kasıtlı olarak kavranması güç, gizemli ifadeler kullanırlar.
 
Bu nedenle, haftanın 40 saati fabrikalarda, madenlerde ya da bürolarda çalışan sosyalistlerin pek çoğunun Marksizmi asla kavrayamayacakları ya da okuyup anlamaya zaman bulamayacaklarını varsaymaları şaşırtıcı değil.
 
Gerçekte ise Marksizmin temel fikirleri kolayca kavranabilir yalınlıktadır. Bu temel fikirler, başka bir fikirler bütününün yapamadığı biçimde, bize içinde yaşadığımız toplumu açıklarlar. Dünyanın neden ekonomik bunalımların cenderesinden çıkamadığına, nasıl olup da bolluk içinde yoksulluğun yaşanabildiğine, askeri darbelere ve diktatörlüklere, heyecan verici teknolojik buluşların nasıl olup da milyonlarca insanın işsiz kalmasına yol açtığına, işkencecileri besleyip bunlara arka çıkan ‘demokratik’ ülkelere, birbirlerini nükleer füzelerle tehdit eden ‘sosyalist’ devletlere açıklık getirirler... 

Friedrich Engels, 28 Kasım 1820’de doğdu. Onlarca yıl önce doğan birisi bugün neden anılır?

Bu soru, ancak, Engels’in işçi sınıfı hareketinin tarihi içinde oynadığı rolü hiç bilmeyen birisi tarafından soruluyorsa makul karşılanabilir. Sosyalizmi büyük çoğunluk olan işçilerin kendi adlarına giriştikleri bilinçli bağımsız eylem olarak görenler, Engels’in mücadelesinde ve eserlerinde, işçi sınıfının kapitalist sistemi paramparça edecek hareketini kolaylaştıran, yol gösteren, ışık tutan bir ifadesini görüyorlar.

Henüz 24 yaşında bir devrimciyken kaleme aldığı ve İngiltere’de işçilerin durumunu anlattığı kitabındaki koşullar, bugün küresel ölçekte yaşanıyor. Engels’in çözüm önerisi de aynı şekilde geçerliliğini koruyor: "Bütün ülkelerdeki işçilerin durumu aynı, çıkarları aynı, düşmanları aynı olduğundan, birlikte savaşmak ve tüm ulusların burjuvaları arasındaki yakınlaşmanın karşısına, tüm ulusların işçilerinin kardeşliğini çıkarmak zorundadırlar.” (F. Engels, 1847 yılında Demokratlar Birliği’nin düzenlediği bir gösteride yaptığı konuşmadan)

Okuyacağınız dosya, bu büyük devrimcinin eserleri ve mücadelesine mütevazi bir giriş olarak görülebilir.

Rus Devrimi'nin ve Bolşevik Parti'nin önderlerinden Lev Troçki, 1940 yılında, kaldığı eve röportaj yapma bahanesiyle gazeteci kılığında giren, NKVD ajanı Ramón Mercader adlı bir İspanyalı stalinist tarafından öldürülmüştü.

Ancak bundan 76 yıl sonra, Doğu Bloku'yla birlikte stalinizm çoktan işçi sınıfı tarafından tarihin çöplüğüne yollanmışken, Troçki'nin aşağıdan sosyalizm geleneğini savunarak tarihin ilk muzaffer sosyalist devrimini yıkan stalinist bürokrasiye karşı verdiği mücadeleyi anlamak son derece önemli.

SON SAYI